Image for post
Image for post

Kitap okumak benim hayatımın önemli bir parçası. Ortaokul yıllarında Harry Potter’ı okumamın ardından kitaplar bir daha elimden hiç düşmedi. Benim hayal dünyamı genişletti, kişiliğimi zenginleştirdi. Okuduklarım ve hissettiklerim hakkında konuşacağım kişi bulamadığımda kitap blogumu başlattım ve zaman içerisinde mesleğimi kazanmama vesile oldu.

Bugün kitap okumak her geçen gün daha da fazla faydasını gördüğüm bir alışkanlığım, belirli bir konu hakkında derinlemesine düşünmemi sağlıyor, hayatıma sakinlik veya heyecan getiriyor. Fakat kitap okuma alışkanlığı insanın efor sarfetmesini gerektirebilir. Sizlere faydası olması ve bu değerli alışkanlığı edinmenizi destekleyebilmek için zaman içerisinde oluşturduğum çeşitli alışkanlıklarımdan bahsetmek istiyorum.

“Niye kitap okumuyorlar?” demek “niye piyano çalmıyorlar?” demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir. …


Image for post
Image for post

Amerika’da yasal bir şekilde çalışmak isteyen arkadaşlara rehber olması amacıyla yüzeysel fakat süreçte hayati önem taşıyan bilgileri paylaşmak istedim.

Yazıya başlamadan önce avukat olmadığımın ve yazdıklarımın hukuki bir geçerliliği olmayabileceğinin altını çizmek isterim. Birçok bilgi, zaman içerisinde yasaların değişmesi ile birlikte geçerliliğini kaybedebilir. Bilgileri yasal kaynaklardan doğrulamanız ve hukuki danışmanlık almanız süreç boyunca kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik olacaktır.

‘Yazıya nasıl katkı sağlayabilirim?’ diye düşünüyor, düzeltecek veya ekleyecek bir şeyim var diyorsanız Medium’un paragrafa yorum yapma özelliğini kullanabilir veya rss.ems@gmail.com adresi üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

Yaklaşık 7 aydır, H-1B vizesi ile Amerika’da yasal bir şekilde tam zamanlı olarak çalışıyorum. Taşınmamın ardından, aklının bir köşesinde Amerika’da çalışmak olan birçok arkadaşım sürecin ayrıntılarını öğrenmek için benimle iletişime geçti. Hikayemin iş veren bulma, mülakatlar, taşınma, ilginç gelen kültürel farklılıklar gibi birçok yönü olduğundan çalışma izni konusuna pek odaklanılmadığını, basite indirgendiğini farkettim. Fakat Amerika’da gerçekten çalışmak isteyenlerin karşısındaki en büyük engelin çalışma izni vizesi alabilmek olduğunu bildiğimden ve şartları sağlayabilmenin uzun vadeli planlama gerektirmesinden ötürü odaklı bir yazı yazmamın faydalı olacağını düşündüm. …


Image for post
Image for post

Teknoloji ile etkileşim biçimimizin değişmesiyle şimdi sıra ürünlerimizi tasarlamak için kullandığımız araçların değişmesinde. Bugün fikirlerimizi yüksek kalite interaktif prototipler oluşturarak test edebileceğimiz Framer’ı inceleyeceğiz.

Prototipleme ve Amaçları

Dünyayı değiştireceğine inandığınız bir fikriniz var fakat biliyorsunuz ki fikrinizi hayata geçirmek o kadar da kolay değil. Farklı uzmanlıklara sahip birçok kişi ile birlikte bu fikre inanıp, zamanınızı ve paranızı ortaya koyacaksınız. Belki de aylar süren ürün geliştirme sürecinin ardından, beklediğiniz başarı gerçekleşmeyecek. Elbette hiçbirimiz ürünümüzün başarısız olmasını istemeyiz, peki bunu nasıl engelleyebiliriz?

Cevap aslında çok basit! Uygulamayı hemen kodlamaya başlamak yerine Modern Tasarım Süreci’ni takip ederek fikirlerimizi olabildiğince erken süreçte, her aşamada test etmemiz gerekmektedir. Peki, henüz kodları yazılmamış bir uygulamayı nasıl test edebiliriz? Prototip ile! …


Gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurmak adına bizlere düşen en zorlu görevlerden birisi de kuşkusuz silahımızı iyi seçmek ve verimli şekilde kullanmak. Bugün sizlerle birlikte güçlü özellikleri, kullanışlı arayüzü ile yeni nesil dijital dünya için grafik tasarım aracı olan Sketch uygulamasını inceliyor olacağız.

Image for post
Image for post

Arınma

Kağıt kesmek için testereyi mi tercih edersiniz yoksa makası mı?

Günümüzün popüler tasarım araçlarını incelediğimizde, arayüz tasarımcılarının kendileri için üretilmemiş olmasına karşın bu araçları ‘hackleyerek’ kullanıldıklarını ve önlerinde duran seçeneklere sırt döndüklerini görüyoruz. …


Image for post
Image for post
New York’un simgeleşmiş sinyal tuşu

Eğer yolunuz New York’a düşerse milyonlarca insanın karşıya daha hızlı geçmek için yaya geçitlerine yerleştirilmiş tuşlara bastıklarını ve “Yürü” sinyalini beklediklerini görebilirsiniz. Hatta sabırsızların birkaç kere bastıklarına şahit olmanız da mümkün.

Gelgelelim 1980’li yıllarda trafik ışıklarında bilgisayarlı sisteme geçilmesiyle bu sistemin çalışması durmuş ve sökme işleminden doğacak milyonlarca dolarlık masraftan ötürü de tuşları yerlerinde bırakmışlardır.

Aslında bir işlevi olmasa da milyonlarca insan bu tuşlara basarak karşıya daha hızlı geçeceklerini sanmakta ve mutlu olmaktadır.

About

Rıza Selçuk Saydam

Product Design at Facebook

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store